Japon Balığı

Balık Akvaryumdan Neden Atlar?

balık akvaryumdan neden atlar
balık akvaryumdan neden atlar


Bu yazıdaki konumuz, balık akvaryumdan neden atlar? Balıklar neden zıplar, balıkların fanustan atlaması gibi konulara en ince ayrıntısına kadar değineceğiz. Balığım intihar etti diyen bazı insanların neyi kastettiğini, bunun neden olduğunu ve böyle birşeyle karşılaşırsak ne yapmamız gerektiğini açıklayacağız.

Japon balığı akvaryumdan atlar mı?

Japon balığı nadiren akvaryumdan dışarı atlayabilir. Sabah uyandığınızda ya da işten eve döndüğünüzde japon balığınızı akvaryumda göremeyebilirsiniz. Böyle durumlarda hemen akvaryumun önünü, arkasını, yanlarını kontrol etmelisiniz. Japon balığı sudan atlamış olabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda onu hemen ölmüş olarak kabul etmeyin. Hemen japon balığını hayata döndürmek için çalışmalara başlayın.

Balık akvaryumdan neden atlar?

Balık akvaryumdan neden atlar diye baktığımızda karşımıza birkaç neden çıkar. Bunlardan biri suyun aşırı sıcak olmasıdır. Örneğin japon balığı soğuk su sever. Akvaryum su sıcaklığı 24 derecenin üzerine çıktığı zaman japon balığının sudan atlama eğilimi yükselir. Parazitle enfekte olan balıklar da aşırı hızlı yüzmeye başlar ve bu durumda da sudan atlayabilir. Japon balığının sudan atlamasının bir nedeni de diğer balıklar tarafından rahatsız edilmesidir. Kavgalar ve kovalamacalar balık akvaryumdan neden atlar sorusunun bir cevabı olabilir.

Japon balığı akvaryumdan atladı ne yapmalıyım?

Öncelikle akvaryumdan atlayan japon balığını hemen akvaryuma geri alın. Muhtemelen kurumuş olduğundan bu onu nemlendirmenin en iyi yoludur. Sonrasında parmaklarınızla nazikçe balığınızın üzerindeki (varsa) yapışmış kirleri, kılları vs temizleyin. 
balıkların fanustan atlaması
akvaryumdan atlayan japon balığını sakın ölmüş kabul etmeyin. Onu temizleyip akvaryuma koyun
Sonra japon balığına bolca oksijen vermelisiniz. Bunun için hemen hava motorunuzu çalıştırın ve en yüksek seviyeye alın. Suya bolca oksijen verin.

balık akvaryumdan neden atlar
japon balığına hava motoru ile bolca oksijen verin


İmkanınız varsa japon balığına saf oksijen verin. Bu daha radikal ve daha şiddetli bir tedavi olacaktır. Oksijen tüpünden doğrudan suya oksijen verebilirsiniz. Bu tedaviyi 2 saat uygulayabilirsiniz.


balık akvaryumdan neden atlar
japon balığına oksijen tüpü ile saf oksijen vermek


Japon balığı tuz banyosu

Oksijen açlığındaki japon balığına yapabileceğiniz bir başka tedavi ise japon balığı tuzlu su banyosudur. Tuz banyosu için akvaryumdan ayrı bir kaba klordan arındırılmış su konularak içine bir miktar doğal deniz tuzu ya da kaya tuzu atabilirsiniz. Ardından balığınızı bu suda 3 dakika tuz banyosu yaptırabilirsiniz. Mineraller yönünden çok zengin olan tuzlu su japon balığının tedavisine katkı sağlayacaktır. Tuz miktarını her 5 litreye 1 çay kaşığı olarak ayarlayabilirsiniz.

balık akvaryumdan neden atlar
japon balığı tuzlu su banyosu


Japon balığı sarımsak suyu banyosu

Japon balığı akvaryumdan atladı ise, yapılabilecek bir başka tedavi japon balığı sarımsak suyu banyosudur. Sarımsak doğal bir detoksifiyerdir. Bir kaba doldurduğunuz kloru giderilmiş suyun içine sarımsağın suyunu ekleyip, japon balığını sarımsaklı su içinde banyo yaptırabilirsiniz. Oran 5 litre suya bir çay kaşığı sarımsak suyu şeklinde olmalıdır. Japon balığını sarımsaklı su içinde 3 dakika tutabilirsiniz. Ayrıca sarımsaklı suyu japon balığı infeksiyon hastalıklarında da kullanabilirsiniz. Sarımsak suyunu bir damlalıkla japon balığının ağzına günde 2 damla olacak şekilde 7-10 gün uygulayabilirsiniz.

balık akvaryumdan neden atlar
japon balığı sarımsak


Balık akvaryumdan neden atlar ve böyle bir durumla karşılaşırsak neler yapmalıyız konusunda değineceklerimiz bu şekilde. Böyle üzücü hadiseler umarım hiçbir hobicinin başına gelmez.

Akvaryumda Yosun Nasıl Önlenir?

akvaryum yosun sorunu
akvaryumda yosun nasıl önlenir


Akvaryum yosun sorunu bu hobinin en can sıkıcı taraflarındandır. Hem bizi temizlikle yorar, hem de sık sık oluşan bu kötü görüntü nedeniyle seyir zevkimiz etkilenir. Ama bu kaçınılmaz son değildir. Doğru hamlelerle bu sorunla başetmek, hatta kökten çözmek mümkün olabilir. O halde akvaryumda yosun nasıl önlenir konusuna eğilmek yerinde olur.

Her akvaryumda kısmi yosun oluşumu gözlenecektir. Bu durum aralıklı olarak yaptığımız akvaryum temizliğinde ortadan kalkar. Normal zamanlarda ise akvaryum göze rahatsız edici şekilde bulanık, yosunlu, pis görünmemeli. Eğer bu camlarda ve aksesuarlarda yosun oluşumu çok hızlı gerçekleşiyorsa, 2-3 haftada bir yosun temizlemek zorunda kalıyorsanız, bilin ki bir hata yapıyorsunuz. Akvaryumun hızlı bir şekilde yosunla kaplanması doğal bir süreç değil, yapılan hataların bir faturasıdır aslında.

Akvaryumda yosun nasıl önlenir diye düşünüyorsanız, yapacağınız iş bunun için bir ilaç aramaktan ziyade akvaryumu ve bazı alışkanlıklarınızı değiştirmek olmalıdır. Çünkü yosun tedavi edilmez, önlenir!

akvaryumda yosun sorunu
akvaryumda yosun nasıl önlenir


1) Akvaryumda Işığın Yosuna Etkisi

Belki de bir numaralı olay ışık. Yosun oluşumu konusunda o kadar önemli ki, anlatmakla bitmez. Şöyle söyliyelim. Akvaryumun evdeki pozisyonu bir kere bir numaralı problem. Eğer akvaryumunuz cam kenarında veya ışığın doğrudan etkileyeceği bir noktada ise, bu çok büyük bir hata. Güneş ışığı balıkların enklerini canlandırması açısından iyi, ancak yosun açısından da en büyük düşman. Kaldı ki balığın renklenmesini x kadar katkı yapıyorsa, yosun açısından 1000x kadar zarar veriyor. Belki de ilk yapmanız gereken akvaryumun yerini değiştirmek. Ayrıca akvaryumunuz bir duvar dibi vs yerde değil de ortada biryerdeyse, dört bir yanından ışık alıyor demektir. Bu da yosuna katkı sağlar. Arkaplan resmi kullanmıyorsanız, arkaplan eklemek çok fayda sağlayabilir. Çünkü bu şekilde akvaryumun bir cephesi doğrudan kapanmış oluyor. Hatta bu yosun konusu çok canınızı sıkarsa, akvaryumun üstünü ve yanlarını siz evde olmadığınız zamanlarda bir örtüyle örtebilirsiniz. Sadece önden ışık alsın. Eve geldiğinizde açarsınız. Çaresiz kalanlar için bu bile çözüm olabilir.

Gelelim geceye, yani hava karardıktan sonrasına. Bu aşamada da akvaryum aydınlatması önem kazanıyor. Aydınlatmanız gereğinden fazla ışık veriyorsa, akşamları aydınlatmayı açık tutuyorsanız, yosun sorunu ile yüzleşmeniz kaçınılmaz. Akvaryumda yosun nasıl önlenir diye düşünenler, akvaryum aydınlatmasını gözden geçirmeli. Gerekiyorsa ışık miktarı azaltılmalı, akvaryum daha loş aydınlanmalı. Ayrıca akşamları akvaryum aydınlatması asla açılmamlı. Misafir vs gelince açın. Onun dışında kapalı kalsın. Balıklar nasıl doğal ortyamlarında gündüz aydınlığı, gece karanlığı yaşıyorsa, siz de aynısını yaşatın. Bu durum yosun problemi açısından size iyi geleceği gibi, balıklarınızın sağlığı açısından da çok iyi olacaktır.

2) Akvaryumdaki Atık Besinlerin Yosuna Etkisi

Yosun sorunu ile boğuşuyorsanız, balıklara verdiğiniz yem miktarını da gözden geçirmelisiniz. Balıklarınıza gereğinden fazla yem veriyorsanız, yemler çok ufalanıyorsa, yenmeyen veya akvaryumun kıyısında köşesine kalan yemler oluyorsa, işte bunlar yosunlar için besin kaynağı oluşturabilir. Yosun nasıl önlenir konusunda balıklara verilen yem miktarının azaltılması da rol oynar.

3) Akvaryum Temizliğinin Yosun Oluşumuna Etkisi

Akvaryum bakımlarını aksatıyorsanız, dip çekimi yapmıyor ve su değişimlerini ihmal diyorsanız, yosun problemine katkıda bulunuyor olabilirsiniz. Akvaryumda biriken ve çürüyen bitki parçaları, yenmemiş yemler, organik atıklar, ancak dip çekimi yapılarak temizlenebilir. Ayrıca bu yolla yapılan su değişimi de önemli katkılar sağlayacaktır.

4) Akvaryuma Eklenen Katkıların Yosuna Etkisi

Katkı derken, kullandığınız bazı maddeleri kastettim. Örneğin; bitki gübreleri. Birçok hobici, akvaryumunda bitki de bakıyor. Bitkilerinin daha iyi büyüyüp gelişeceğine inanarak çeşitli gübreleri de akvaryumuna ekliyor. Bu gübreler genelde bazı organik element ve bileşikleri içeriyor. Özellikle bu bitki gübreleri fazla eklendiğinde, akvaryumda yosun patlamasına sebep olabiliyor. Unutmayın, herşey bir denge üzerine. Siz bitkilerinizi beslemek isteyebilirsiniz, ama bu esnada yosunları da besliyor muyum diye de düşünün.

Akvaryumda yosun sorunu ve akvaryumda yosun nasıl önlenir konularına değindiğimiz bu yazıda, yine bahsi geçen problemlere ayrıntılı bir bakış getirmeye çalıştım. Umarım bu öneriler işinize yarar ve akvaryum temizleme malzemelerinizi daha az sıklıkla kullanırsınız. Sağlıklı akvaryumlar sizlerin olsun.

Japon Balığı Kumu Nasıl Olmalı?

japon akvaryumunda kumun özellikleri
japon balığı kumu nasıl olmalı


Japon balığı kumu çok ama çok seven bir balık türüdür. Kumsuz japon akvaryumu olmaz diyemeyiz, olabilir. Ancak japon balığı besliyorsanız ve balıklarınızın daha mutlu olmasını istiyorsanız, mutlaka akvaryum tabanına kum sermenizi tavsiye ederim. Peki o halde gelelim japon balığı kumu nasıl olmalı konusuna.

Japon balığı kumu öncelikle ince taneli olmalı. Ne kadar ince derseniz, balıklarınızın ağzına 3-4 kum tanesi rahatlıkla sığacak kadar ince olmalı. Sebebi şudur: Japon balıkları kumla oynamayı çok sever. Sürekli tabanda dolaşırlar ve kum tanelerini ağızlarına alıp geri tükürürler. Bu davranışı sürekli tekrarlarlar. Bunun sebebinin kum içinde yem taneleri aramak veya yem yerken parçalayamadıkları yem parçalarını bu kumlar sayesinde parçalamak olduğu düşünülüyor. 

Japon balıkları bu kumla oynama işini genelde yem verilmesi esnasında ve yem verilmesini takip eden dakikalarda çok daha fazla yapıyorlar. Bu durum da yukarıda bahsettiğimiz sebepelri destekliyor aslında. Yemleri parçalama konusuna gelirsek, japon balılarının dişleri yoktur. Yemi ağızlarına alırlar ve boğazlarının arkasına götürürler. Boğazlarının arkasında dişe benzeyen yapılar vardır. Burada geveleyerek yemi parçalamaya çalışırlar. Bu esnada da genelde kum tanelerini ağızlarına alıp, kumun öğütücü etkisinden faydalanırlar. İşleri bitince de kum tanelerini tekrar dışarı bırakırlar.

Tabiki kum boyutu olduğu kadar, kumun türü de japon balığı kumu nasıl olmalıdır konusunda önem arz eder. Çünkü farklı kum türlerinin farklı özellikleri vardır. Yapıları farklı olduğundan, akvaryum suyunuza da farklı yönde etki yapabilirler. Örneğin kimi kum türleri suyun ph'sını değiştirebilir. Ya da kimi kum türleri suya mineral salınımı yapabilir. 

Bu noktada özellikle bu hobiye yen başlayan arkadaşlara daha net bir bilgi verebilmek için, doğrudan kum önerisi de yapmak istiyorum. Eminim böylesi size çok daha faydalı olacaktır. Beyaz, ince taneli, silis kum japon balıkları için son derece idealdir. Kum taneleri 1-2mm boyutlu olursa gayet güzel olur. Balıklarınız yavruysa, daha ince taneli kum seçmelisiniz. Kumu akvaryum tabanına yaklaşık 4-5cm yükseklik oluşturacak şekilde sermelisiniz. Ancak öncesinde kumu çeşme suyu ile iyiiiiice yıkamayı sakın unutmayın.

Japon balığı kumu nasıl olmalı sorusuna açıklık getirmeye çalıştığımız bu yazımıza ek olarak, aşağıdaki ilişkili konuları da incelemeniz faydalı olacaktır. Sağlıklı balıklar!

Karada Yaşayan Balık Olur Mu?

mudskipper balığı
Karada yaşayan balık olur mu?


Karada yaşayan balık olur mu demeyin, oluyor. Karada yürüyebiliyor (ya da sürünebiliyor diyelim:), avlanabiliyor, hatta çiftleşebiliyor. Bu balığın adı mudskipper balığı, yani çamur zıpzıpı balığı.

Gördüğünüz, duyduğunuz en ilginç balık olmaya aday. Bir national geographic maskotu... Çamur zıpzıpı balığı ile bilgiler ve fotoğraflar burada!

Bu tropikal balık Atlantik ve pasafik okyanusunda Hindistan ve Avustralya'da yaşıyor. Zaman zaman ağaçlara çıkan mudskippers, derisinden oksijen alıyor. Ağrıca ağzının yanlarında su tuttuğu ve bu su sayesinde dışarıdayken de nefes alabildiği düşünülüyor. Tokmakbaşlılar olarak da tanınan bu balık, yüzgeçlerini kullanarak karada da yürüyebiliyor.

Balıkların Hafızası Kaç Saniye?

balık hafızası ne kadar
Balıkların hafızası kaç saniye


“Balıkların hafızası 3 saniyedir” düşüncesi yıkıldı. Bu sözün yanlış olduğu, balıkların aslında 5 ay öncesine ait bilgileri dahi hatırlayabildiği belirlendi. Balıkların eğitilebileceğini de gösteren araştırmalara göre, balıklar fareler kadar akıllı. Balıkların hafızası kaç saniye diye merak ediyorsanız buyrun...


Yaygın kabul gören bir mit, balıkların en fazla 3 saniye öncesinin bilgilerini hafızalarında tutabileceklerini söyler. Aslında çoğumuz da böyle biliriz. Hatta ülkemizde geçmişi kısa süre içinde unutan insanlar için "balık hafızalı" diye bir tabir dahi kullanılır. Ancak İsrail’de yapılan son araştırma bunun doğru olmadığını, balıkların 4-5 ay öncesine ait bilgileri hatırlayabildiğini, dahası balıkların eğitilebileceğini gösterdi.

2003 yılında Pixar yapımı Finding Nemo (Kayıp Balık Nemo) çizgi filmindeki Dory karakteri, sürekli unutan ve bir an parlayıp bir an kaybolan düşünceleriyle izleyicinin yüzünü güldürmüştü. Ancak son bulgular, Dory’nin aksini ispat ediyor. Üç saniyelik hafızalarıyla bilinen balık dünyası, bilim adamlarını şaşırttı ve ses sistemiyle yapılan araştırma asıl gerçeği ortaya koydu.
İsrail’deki Technion Teknoloji Enstitüsü’nde yapılan araştırmada, yavru balıklara yemleri düzenli olarak belirli bir ses eşliğinde verildi. Yaklaşık bir ay süren eğitimden sonra balıklar, açık denizdeki balık çiftliklerinde kendilerine ayrılan bölümlere salıverildi. 4-5 ay sonra balıklar yetişkin olup avlanma zamanı gelince, daha önce bir ay boyunca yem verilirken çalınan ses yinelendi ve balıkların aradan uzun süre geçmesine rağmen sese geldikleri görüldü. 

Uzmanları bu deney sonrasında elde ettikleri bulgularla ‘eğitilmiş’ balıkların, ekonomik olarak çok değerli olduklarını, balıkların eğitilmesi ile balık çiftliklerinin giderlerinde önemli tasarruf sağlanabileceğini tahmin ediyor. Yeni bulgular, sık sık çevreye zarar verdiği gerekçesiyle eleştiri konusu olan balık çiftliklerinin, çevreye minimum düzeyde zarar verecek biçimde inşa edilebilmesine de olanak tanıyor.

BALIKLAR İÇİN YEMEK VAKTİ 
Plymouth Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırma da japon balıklarının 3 aylık hafızalarının olduğunu ve bunun da ötesinde zaman kavramlarının olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmada öncelikle balıklara yemlerini hazırlanmış özel bir düzeneği dürterek almaları öğretildi. Bu öğretildikten sonra da düzenek günün sadece belirlenmiş bir saatlik diliminde yem verecek biçimde yaralandı. Sonunda balıkların sadece belirlenmiş saatte düzeneğe gelerek, yemlerini aldıkları görüldü. 

FARELER KADAR AKILLILAR
Balıklar üzerine başka bir araştırma da İskoçya’nın St. Andrews Üniversitesi’nde yapıldı. Altın balıklar üzerine yapılan araştırmanın yürütücüsü Dr. Mike Webster bulgularını şöyle açıkladı:
“Pek çok insanda balıkların üç saniyelik hafızası olduğu düşüncesi vardır, ancak böyle bir şey yok. balıkların kuşlardan ya da memelilerden daha aptal olmadığı hatta pek çok durumda daha akıllı olduklarına dair pek çok kanıt bulunuyor. Golyan balığı, dikenli balık ya da pek çok süs balıkları fareler ya da sıçanlar kadar akıllılar.”

Balıklar Su İçer Mi?

japon balığı su içer mi
balıklar su içer mi


Yaşamın kaynağı olan su, canlıların vücutlarında farklı yoğunluklarda bulunur. Bu, suyu tüm canlıların -su içinde yaşayanlar da dâhil- fizyolojik olarak kullandığı anlamına gelir. Yani, evet, balıklar da su içer.
Balıklar tatlısularda ve tuzlu sularda yaşayanlar olarak ikiye ayrılır. Tuzlu sudaki tuz yoğunluğu balığın vücudundakine göre daha yüksektir. Bu nedenle balığın vücudundan dışarıya doğru bir su çıkışı olur. Tuzlu sularda yaşayan balıklar bunu dengelemek için devamlı su içmek zorundadır. İçtikleri tuzlu sudaki fazla elektrolitleri de solungaçlarından dışarı atarlar. Bu, çok fazla enerji gerektiren bir işlem olduğundan, tuzlu su balıkları suyu daha iyi kullanmak için böbreklerinden atılan su miktarını en aza indirir. Tatlısulardaysa bunun tam tersi bir durum oluşur. Tatlısu balıklarının vücutlarındaki tuz yoğunluğu dışarıya göre daha yüksek olduğu için dışarıdan balığın vücuduna su geçişi olur. Tatlısu balıkları da bu fazla suyu devamlı dışarı atmaya çalışır. Balık pulları, vücuda deriden su girişini önlemede de rol alır. Tatlısu balıklarının boşaltımları tuzlu su balıklarına göre çok daha fazladır. Bunun yanı sıra bazı türler yaşadıkları ortama çok iyi uyum sağlamıştır. Örneğin köpekbalıkları ve vatozların vücutlarındaki tuz yoğunluğu deniz suyununkine yakındır. Böylece suyu dışarı atmak için herhangi bir enerji harcamak zorunda kalmazlar. Ayrıca yılanbalıkları ve ringalar, yaşamlarının bir bölümünde tatlısuya, bir bölümünde de tuzlu suya girerler. Vücutlarındaki su dengesinin sağlanması da her iki ortamda yaşayabilecekleri şekilde özelleşmiştir. 
Balıklar su içer mi sorusunun cevabı, evet içerler.
Kaynak: bilimgec.tubitak.gov.tr

Tatile Giderken Balık Bakımı

tatilde balık bakımı nasıl olmalı
tatile giderken balık bakımı


Akvaryum hobicilerinin en çok takıldıkları ve zorlandıkları konulardan biri "tatile giderken balık bakımı". Eğer siz de "tatile gideceğim balıklarım ne olacak" diye düşünüyorsanız, buyrun sizin için hayat kurtarıcı bilgilere...

Tatile giderken balık bakımı gerçekten de üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu. Emin olun sandığınızdan daha fazla insan tatile gittiği zamanlarda balıklarını kaybediyor. Akvaryumu yeni kurduğunuz ve yeni balık aldığınız dönemler balık ölümleri açısından ne kadar riskliyse, tatil zamanları da benzer şekilde risk taşıyor, unutmayın! Önleminizi sağlam alın, sonra üzülmeyin. Zira balıklarımız hepimiz için çok çok değerli.

Tatile gideceğiniz süre bir kere çok önemli. 2-3 günlük kısa tatiller genellikle problem oluşturmazken, bir hafta ve daha uzun süreli tatillerde sorun çıkma riski artıyor. Süre uzadıkça, risk daha da büyük oluyor. Bu risklerin tamamına ve korunma yollarına aşağıda ulaşabilirsiniz.

Tatile Giderken Balık Bakımı Konusunda Riskler ve Çözümleri

1) Balığınıza kim yem verecek?

İlk ve en büyük sorun bu. Eğer 1-2 günlük kısa bir tatilse sizinki, balıklarınız aç bile durabilir. Bir sorun oluşturmaz. Ancak daha uzun süreli tatillerde mutlaka yem için bir çözüm düşünmelisiniz. "Japon balığı kaç gün aç kalabilir" başlıklı yazımız için tıklayınız. 

Bir kere lafı uzatmadan söyleyim: Tatile giderken balıklarınız için en güvenli yöntem, onları birine emanet etmektir. Balıktan anlayan ve yakınınızda olan biri varsa ne ala. Yoksa, ikinci seçenek balıktan anlamayan ve yakınınızda olan biridir :) Günde kaç kere ve nasıl yem vermesi gerektiğini ayrıntılarıyla anlatın. Sadece yem vermesi değil, onun gözlemciliği de çok çok önemlidir. Çünkü en azından bir sorun gördüğünde çözemese bile sizi arayıp bilgilendirebilir. E günümüzdeki whatsapp, internet vs fotoğraf ve video gönderme seçeneklerini de düşünürsek, sizin tarifinizle balığınızın hayatı kurtulabilir.

Eğer emanet edebileceğiniz kimse yoksa başka yem çözümleri de mevcut. Bu çözümlerden en iyisi, bir otomatik akvaryum yem makinesi ile balıklarınıza yem vermektir. Böylece makinenin haznesine uygun miktarda yemi doldurursunuz, yem vermek istediğiniz saatleri belirlersiniz ve makine o saatlerde otomatik olarak akvaryuma yem atar. Bu konuda ayrıntılı bilgi için "otomatik balık yemleme makinesi" başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Diğer bir seçenek ise tatil yemleridir. Tatil yemleri akvaryuma konulan ve zaman içinde yavaş yavaş çözünerek balıklarınızın yemesini sağlayan yemlerdir. Buna nazaran makine ile yemleme çok daha güvenlidir. Bilginize...

2) Su değişimleri ve dip çekimi nasıl yapılacak?

Uzun süreli tatile çıkıyorsanız, bu konu da kafanızı kurcalayabilir. Tabiki bir başkası sizin yerinize bu işi yapabilecekse, bu en güzeli olur. Ancak birçok kişi böyle bir şansa sahip değil. O halde ne yapacağız? Haftada bir dip çekimi yapmak ve su değişimi yapmak ideal olandır belki ama, tatile gitmek gibi zorunlu hallerde, oturmuş akvaryumlarda, giderken filtrenizi ve hava motorunuzu açık bırakarak giderseniz, genelde 2-3 haftalık tatillerde bile bir sorunla karşılaşmazsınız. Çünkü aylardır çalışan ve oturmuş bir akvaryum, artık kendi biyolojik döngüsünü devam ettirir ve su değişimi olmasa da bir sorun yaratmayabilir. Ancak burada çok önemli bir konuya da değinmeden geçmeyelim: Akvaryum su seviyesi!

Uzun süreli, yani 2-3 haftalık bir tatile çıkarsanız, özellikle de yaz mevsimindeyseniz, akvaryum su seviyesi de kritik bir konu olacaktır. Unutmayın ki, 2-3 haftada bir miktar su akvaryumunuzdan buharlaşacak ve su seviyesi azalacaktır. Bu konu neden bu kadar önemli? Şunun için: Eğer akvaryumunuzda yüzeye yakın bir filtre vs ekipman varsa, özellikle bu ekipmanı köşeye bir yere yerleştirmişseniz, su seviyesi azaldığında, bu ekipmanın arkasında, yanında vs ölü boşluklar oluşuyor. Yani balığın girip bir daha çıkamayacağı yerler. Böyle bir durum olur ve balıklardan biri oraya girip kalırsa, su seviyesi düştükçe balık dışarıda kalacak ve sonunda da ölümü kaçınılmaz olacaktır. Bu konuya çok çok dikkat ediniz. Tatile çıkarken akvaryuma özellikle bu gözle de bakın. Balıklarınızın girip sıkışacağı ve çıkamayacağı hiçbir yer kesinlikle olmasın.


3) Tatile giderken akvaryum ışığı açık kalmalı mı?

Bence asla kalmamalı. Şöyle ki, biz bu hayvanları doğal ortamında gibi yaşatmaya çalışıyoruz. Doğal ortamda da gece ve gündüz kavramı olduğuna göre, biz bunu balıklara aynen yaşatmalıyız. Yani balıklar gündüz gün ışığı görecek şekilde, camları kapalı olmayan bir odada bulunmalı ve akvaryum ışığı da yanmamalı. Böylece gündüz gündüzü, gece de geceyi yaşayabilirler.

Tatile giderken balık bakımı olayını çözdüyseniz, artık size iyi tatiller diyebilirim!